Yaşar Kemal Müzesi - Hemite
Geziler

Yaşar Kemal – Hemite

Çukurova’nın bereketli topraklarından yükselen ve adını tüm dünyaya duyurmayı başaran kaleminin gücünü yaşadığı her ana yansıtan bir değerdir Yaşar Kemal. Yaşadığı süre zarfında sayısız eser kaleme alan bu büyük yazar kendine has üslubu ve betimlemeleriyle adını ölümsüzleştirmeyi başarmıştır. Neredeyse bütün eserleri ile büyük yankı uyandıran Yaşar Kemal’i , dünya ilk olarak “İnce Memed” ile tanımıştır. Bu ölümsüz eser aslında sadece Yaşar Kemal’i değil doğduğu toprakları da vitrine taşımıştır.

yaşar kemal
Yaşar Kemal

Yaşar Kemal kitapları, benim yazıya döküp hakkında bilgi verebileceğim bir konunun çok çok ötesindedir. Bu şaheserler sadece okunabilen değil aynı zamanda konuşabilen, konuşup kendini anlatabilen eserlerdir. Doğduğu bu topraklarda, Çukurova’da yankılanan İnce Memed’in isyanı dünyanın her yerinden duyulmuş ve arzın en ücra köşesindeki edebiyat severlerin bile kalplerini titretmiştir. Kağıda dökülmeden önce vücut bulmaya başladığı o eşsiz zihin bunu neye borçludur? Nereden beslenmiştir? Kudretini hangi kaynaktan almıştır? İşte o kaynağı yani Büyük Usta’nın doğduğu toprağı, gölgesinde dinlendiği ağacı, sıcaktan bunaldığında girip yüzdüğü Ceyhan Nehri’ni görme şerefine nail olduğum için kendimi çok şanslı hissettiğimi söylemekten gurur duyarak bu yazıyı yazıyorum.

Zülfü Livaneli (Sağda) - Ayşe Semiha Baban (Ortada)
Zülfü Livaneli (Sağda) – Ayşe Semiha Baban (Ortada)

Anısına Yaşar Kemal Günleri

Başkan Zeydan Karalar’ın önderliğinde ve Seyhan Belediyesi’nin büyük katkılarıyla düzenlenen Yaşar Kemal Günleri etkinliği kapsamında yurdun bir çok yerinden Adana’ya akın etmişti insanlar. Kim bilir, belki vefa duygusu ya da belki de o büyük ruhu hissedebilme umuduyla… Sanatçılar, yazarlar, politikacılar, çocuklar, gençler, yaşlılar yani kalbi edebiyat için atan, Yaşar Kemal sevgisiyle dolmuş taşmış bireyler sel olup akmıştı Adana’ya. Bu sevgi şehrin her yerindeydi. Sokaklarında, ovasında, tarlalarında, insanlarında ve hatta etkinliğe ev sahipliği yapan salonun adındaydı.

Hemite

Bu etkinlik kapsamında yapılan en önemli işlerden biri Yaşar Kemal’in doğduğu köyü, Hemite’yi ziyaret etmek olmuştu. Hemite Çukurova’nın kuzeyinde Osmaniye ilinin Kadirli ilçesine 23 kilometrelik bir uzaklıktadır. Osmaniye-Kadirli yolunun Ceyhan Nehri ile kesiştiği köprübaşı noktasında bulunan köy üzerinde Hemite Kalesi’nin bulunduğu bir tepenin yamacına çepeçevre yayılmıştır. Bu tepenin üzerinde bir ermişin mezarı bulunmaktadır. Hamit Dede olarak bilinen bu ermiş aynı zamanda köyün adını aldığı zattır. Yaşar Kemal de kitaplarından biri olan Binboğalar Efsanesi’nin son bölümünde Hamit Dede’yi anmıştır.

Hemite
Hemite

“Lokman Hekim” olarak anılan Anavarzalı Dioscorides’in de bir dönem bu yörede yaşadığı rivayet edilmektedir. “Yaşar Kemal’in bir çok eserinde kendisinden sıkça söz etmesinin sebebi buymuş demek ki” diye düşünmeden edemiyor insan.

Köyün içinde bir kaç insanın dinlenmekte olduğu bir kahvehanede soluklanıyoruz. Grubumuzda Zülfü Livaneli, Nebil Özgentürk ve Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban dahil daha bir çok değerli ve tanınmış insan bulunmasına rağmen yöre halkı tarafından çok sade bir grupmuşuz gibi çok doğal ve çok samimi karşılandık. Dünya Çapında bir yazarın çıktığı bu yöreden, Dünya halklarının tanıdığı bir ustaya aşina olan bu insanlardan grubumuzdaki şöhretler için izdiham beklediğimi düşününce utandığımı anımsıyorum şimdi.

Ustayı Anmak

Sonraki durağımız Yaşar Kemal Parkı’ydı. Geniş bir ağaçlık alandaydık. Bir süre daha yürüdükten sonra Ustanın doğup büyüdüğü o zamanların evi şimdi ise Yaşar Kemal Müzesi olarak hizmet veren yapının önüne geldik. Duygulandık. Fotoğraflar çektik, çekildik. Biraz dinlendikten sonra parkın sonuna uzanan bir yolu yürümeye başladık.

Yaşar Keaml Parkı
Yaşar Kemal Parkı

Yaşar Kemal ve İnce Memed

Bir Heykelin önündeydik. Beline kadar yapılmış bir heykeldi. Genç bir delikanlı tasvir edilmişti heykelde. Belden aşağısı kayalıkların arasındaymış gibi duruyordu. Uzun boylu ve ince yapılıydı. İnce Memed’di O. Kitaptaki satırlar canlandı gözümde. Kitap mı bu heykele göre yazılmıştı yoksa heykel mi kitaba göre yontulmuştu anlamak olanaksızdı. Heykelin etrafındaki kayaların Hemite Dağı’ndan getirildiğini söyledi Zülfü Livaneli ve ekledi, “Bu kayaları taşıyanlardan biri de Tarık Akan’dı”. Andık ve çok duygulandık. Söyleştik, yad ettik ve hissettik. Yaşar Kemal’in toprakları İnce Memed’in köyüydü ve kitaplarda anlatıldığı gibiydi. Ne bir eksik ne de bir fazla…

İnce Memed Heykeli
İnce Memed Heykeli

Çukurova Yaşar Kemal demekti. Ve İnce Memed… İnce Memed ve Yaşar Kemal yüz yüze bakan iki ayna gibidir. Aralarına girseniz yüzünüzü birine dönmüş, sırtınızı da ötekine yaslamış olursunuz.

%d blogcu bunu beğendi: