Gastronomi

Şalgam ve Churchill’in Şalgam Deneyimi

Bu yazıda, Adana denince kebaptan sonra ilk akla gelen şey olan şalgam hakkında konuşacağız ve doğru bilinen bazı yanlışları düzelteceğiz ve Adana’da en kalitelisi nerede bulunur, birkaç tavsiyede bulunacağız.

Adana Şalgam Suyu
Şalgam Suyu

Şalgam mı, Şalgam Suyu mu? Hangisi Doğru?

İlk önce isme bakalım. Aslında bu içeceğin doğru ismi şalgam suyudur. Çünkü şalgam bitkisinden yapılır. Portakaldan yapılan içeceğe portakal suyu, vişneden yapılan içeceğe vişne suyu denilmesi gibi şalgam bitkisinden yapılan içeceğe de şalgam suyu denir. Türk Dil Kurumu ve Vikipedi’ye göre doğru olan da budur.

Öte yandan biz Adanalılar doğrusunun ne olduğuna pek aldırmayız ve bu içeceğe sadece “şalgam” deriz. Çünkü daha kısa ve daha kolaydır. Hatta bu, dilimize öylesine yerleşmiştir ki yanına “suyu” eklemek kulağımıza garip gelir. Sipariş verirken hep “bir şalgam alabilir miyim” deriz. Birisi “şalgam suyu” dediğinde uzaylı görmüş gibi bakarız.

Özetle, bu içeceğin doğru adı şalgam suyudur ama siz Adana’da bulunduğunuz sürece kısaca şalgam deyin.

Şalgam’ın Doğuşu

Şalgam, Adana’ya ait bir içecek olarak bilinir. Ki Adanalılar gerçekten bu içeçeceği su gibi içerler. Öte yandan Tarsuslular da şalgamı sahiplenirler ve “Adana daha büyük yer olduğundan şalgamın ismi Adana ile duyuldu, bizden arakladılar” derler. Hatta patenti de Tarsus’a verilmiştir. Adanalılar ise bu patent kararının hiçbir mantıklı gerekçesi olmadığına inanırlar.

Tarsuslular, “şalgam Tarsus’undur” iddiasını neye dayandırıyorlar bilmiyorum. Kısa bir araştırma yaptım ama hiçbir bilgi bulamadım. Ben bu yazıda Adana tarafının iddiasına yer vereceğim. Ama Tarsuslu bir arkadaş yorum yazarsa haksızlık olmaması için burada yer vermekten çekinmeyiz.

Gelelim Adana tarafının iddiasına. Bu tarafta şalgamın ne zaman, nerede ve kim tarafından icat edildiği net olarak söylenmektedir: İlk olarak 1930’da Adana’da, Kuruköprü civarında, Ali Göde tarafından icat edilmiştir.

Ali Göde ilk önce karsambaç ve bici bici satıyormuş. Daha sonra çeşitli malzemeleri karıştırarak tesadüfen şalgam adını verdiği içeceği keşfetmiş. Sonra tablasıyla şehirde dolaşarak bu içeceği satmaya başlamış. Sonra iş büyümüş ve şu an Kuruköprü’de bulunan dükkânı açmış. Göde ailesi daha sonra fabrika da açmış.

Winston Churchill’in Şalgam Deneyimi

1940’lı yılların ilk yarısında İkinci Dünya Savaşı yaşanmaktaydı ve bu zorlu savaşta her iki taraf da bulabildikleri kadar çok müttefik arayışındaydı. Birinci Dünya Savaşının acı deneyimlerinden ders çıkaran genç Türkiye Cumhuriyeti ise bu savaşa katılmamıştı. Her iki taraf da Türkiye’yi kendi yanında savaşa sokmaya çalışıyordu.

İşte böyle bir dönemde, 30-31 Ocak 1943 tarihlerinde İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile görüşmek, Türkiye’nin savaşa müttefiklerin yanında katılmasını istemek için Türkiye’ye geldi. Görüşme, Mersin’e bağlı Yenice’de tren garında yapıldı ama Adana’ya yakınlığı nedeniyle tarihe Adana Görüşmesi olarak geçti. Beyaz Vagon Görüşmesi olarak da bilinir.

İsmet İnönü ve Winston Churchill
İsmet İnönü ile Winston Churchill arasındaki Adana Beyaz Vagon Görüşmesi

E tabii misafire ikramda bulunmamak olmaz. O gün Churchill ve ekibine Türk Mutfağından çeşitli yiyecek ve içecekler sunulur. Bunların arasında şalgam da vardır. Churchill bu içeceği çok beğenir ve tarifini sorar. Yetkililer de hemen Ali Göde’yi oraya getirirler. Fakat Ali Göde tarifini vermek istemez, bunu bir sır olarak saklamayı tercih eder. Bütün ısrarlara karşın “çocuklarımın başı üstüne yemin verdim” der ve sırrını açıklamaz. Churchill de “koskoca İngiltere Başbakanlığını bırakıp Adana’da şalgam mı satacağım” diyerek gülümser. Sonuç olarak Churchill, Yenice’den istediğini alamadan ayrılır. Ne şalgamın tarifini öğrenir ne de Türkiye savaşa katılır.

Şalgam Nerede İçilir?

Öncelikle şunu söyleyeyim: Market reyonlarında satılan şalgamla gerçeği arasında dağlar kadar fark var. Ayrıca bazı markalar raf ömrünü uzatmak, lezzetini ayarlamak vs. için katkı maddeleri de ekleyebiliyorlar. Öyle yapınca da tadı hiç güzel olmuyor. İçtiğinizde bir şeylerin eksik ya da fazla olduğunu fark edebilirsiniz. Bu şalgamdan içen bir kişi “Adanalılar bunun nesini bu kadar seviyor” diye sorabilir.

Şunu da üzülerek belirteyim, Adanalılar kaliteli kebabın nasıl bir şey olduğunu unuttukları gibi kaliteli şalgamın da nasıl bir şey olduğunu unutmaya başladılar. Marketlerde satılan şalgamları beğenmeye başladılar. Çünkü biraz uzağa gidip kalitelisini almak yerine evin hemen yakınındaki marketten almak daha kolay geldi. Ayrıca market şalgamı biraz daha ucuz olduğundan restoranlarda da satılmakta. Sonuç olarak Adana’da yaşayıp da kaliteli şalgamı hiç içmemiş olanlar var.

Neyse ki Adana’da hâlâ kaliteli şalgam yapanlar da var. Ben de size ilk aklıma gelen birkaç tanesini sayacağım.

Asıl Şalgamcılar

Ali Göde: Şalgamın mucidi Ali Göde’dir. 1930’dan beri bu işi yapmaktadır. Kendisi şu an hayatta olmasa da ailesi aynı kaliteyi devam ettirmekte. Hatta işleri büyütüp büyük çaplı üretim de yapmaya ve Adana dışına da satmaya başladılar. Yeri Kuruköprü’de.

Hacının Şalgamı: Ali Göde her ne kadar bu işi ilk yapan olsa da bu piyasada yalnız değil. Kalite olarak ondan hiç de aşağı kalmayan şalgamcılar var. Hacının Şalgamı ise 1947’den beri bu işi yapıyor ve Adana’nın en büyük şalgamcılarından. Yeri Kuruköprü’de. Bir şubesi de Şehitler Bulvarı’nda.

Doktorum Yılmaz Şalgam: Adana’nın bir başka önde gelen ve sevilen şalgamcısı da 1994’ten beri faaliyette olan Doktorum Şalgam’dır. Merkezi Mısır Çarşısı’nda. Barajyolu’nda da şubesi var. Şalgamı güzeldir. Hatta Adana dışından da şube açması için sürekli istek geliyor.

Kazım Büfe: Her ne kadar muzlu sütü ile nam salmış olsa da Kazım Büfe de Adana’da en çok içilen yerlerden biridir. Tavsiye edilir. 1938’de vişne suyu satarak başlamış ve sonra ürünlerini çeşitlendirmiştir. Yeri Gazipaşa’daki çocuk parkının yakınındadır.

Seyyar Şalgamcılar: Yukarıda saydıklarıma ek olarak başka şalgam dükkânları da var ama hepsini saymak mümkün değil. Dükkânların dışında bir de tablacılar var. Bu seyyar şalgamcılar, Adana’nın belki de en iyi şalgamcılarıdır. Zaten yukarıda saydığım bazı markalar da işe seyyar olarak başlamış, iş büyüyünce dükkân açmıştır. Zaten Adana’daki en iyi şalgamcıyı kime sorsanız herkes kendi mahallesinin şalgamcısını söyleyecektir. Özellikle de Karşıyaka, Mısır Çarşısı, Kıbrıs Caddesi gibi yerlerdeki şalgamcılar denenmelidir. Seyyar şalgamcılar, evinde küçük imkânlarla şalgam yaparlar ve kıt kanaat geçinirler. Fakat çok da iyi şalgam yaparlar. O amatör ruhu korurlar. Ben çocukken sayıları daha çoktu. Adana’da dolaşırken nerede bir şalgam tablası görürseniz hiç düşünmeden denemenizi tavsiye ederim.

Nasıl İçilir?

Bu size kalmış. Acılı da içebilirsiniz, acısız da içebilirsiniz. Aslında acısız şalgam daha iyidir. Fakat Adanalılar her şeyi acı sevdikleri için acılısı daha çok tüketilir. Tercih sizin.

Sade de içebilirsiniz, yanında bir şeyler yiyerek de içebilirsiniz. Marketlerden aldığınız şalgamlarda havuç parçası bulunmaz. Yukarıda saydığım yerlerde ise siyah havucu da bardağa eklerler. Hem onu yeyip hem de şalgamı içebilirsiniz ki enfes olur. Orijinali budur zaten.

Peki bu içecek nelerin yanında iyi gider? Tabii ki Adana Kebabının ve dönerin yanında çok iyi gider. Kazan simidinin yanında çok iyi gider. Ben poğaça, börek ve diğer hamur işleriyle birlikte şalgam içmeyi çok seviyorum. Ev yemeklerinin yanında da iyi gider ki zaten Adana’da pek çok evde yemeğin yanında içilir.

Rakıyla da iyi uyum sağlar. Adana’da rakı sofralarında şalgam mutlaka bulunur. Fakat bence acısız şalgam, acılı şalgama kıyasla rakı ile daha uyumludur.

Şalgam soğuk içilmelidir. Sıcak içmeyin, hiç güzel olmaz. En iyi şalgam ise kışın iki ay bekletilmiş olan şalgamdır. Toroslardan gelen ayazı yiyen şalgam daha lezzetli olur.

Bu arada, eğer vegansanız ve ayrana bir alternatif arıyorsanız, kola gibi şeyleri de sağlığa zararlı buluyorsanız şalgam sizin için mükemmel bir alternatiftir. Hayvansal katkı maddesi barındırmaz. Sağlığa faydaları ise saymakla bitmez ki o yüzden saymayacağım.

%d blogcu bunu beğendi: