Ramazanoğlu Konağı Dış
Geziler

Ramazanoğlu Konağı – Ramazanoğulları

Dünyaya yön veren kişiler ve gruplar vardır. Tarihin seyrine doğrudan ya da dolaylı olarak yön veren olayların altında imzaları olan kişiler ya da gruplardan bahsediyorum. Adana ve civarı için de böyle önemli bir topluluk vardı. Bir zamanlar Adana civarını yöneten bir beylikti bu. Ramazanoğullarından bahsediyorum tabii ki. Ben bu yazıda nasıl kurulduklarına, Anadolu’ya nereden geldiklerine ve bunun gibi bir çok siyasal ve toplumsal konuya değinmekten çok Adana’ya miras bıraktıkları eserler hakkında bir yazı kaleme almayı daha uygun buluyorum. Netice itibariyle o konular tarih kitaplarının veya tarih bloglarının işi olduğu için ben bizi ilgilendiren kısmıyla haşır neşir olmayı tercih ediyorum. Ramazanoğulları eserlerinden Adana merkezinde bulunan Ramazanoğlu Konağı bu yazımızın içeriğini oluşturacaktır. Adana’da gezilecek yerler denilince asla es geçmemeniz gereken yerlerden biri olduğunu önemle belirtmek isterim.

Yeme içme kültürü ile tanınan Adananın Ramazanoğlu Konağı gibi daha birçok tarihî konağı, tarihî eseri ve müzeleri mevcuttur. Seyahat rehberi misyonuyla elimizden geldiğince tanıtmaya gayret ettiğimiz bu eserler hakkında yazı yazmadan önce muhakkak buraları gezip görmeye ve haklarında bilgi toplamaya çalışıyoruz. Bu konak da gezme fırsatı bulduğum ve beni büyüleyen yapılardan biridir. Tüm Adanalıların da yeme içme ile anılan bir kentten daha fazlası ile tanınan bir şehirde yaşadıklarının bilincinde olmalarını istiyorum.

Ramazanoğlu Konağı Ne Zaman, Kim Tarafından Yaptırıldı?

Ramazanoğlu Konağı, Adana tarihi açısından oldukça önemli bir yapıdır. Kimi kaynaklara göre 1520-1550 yılları arasında inşa ettirildiği söylenmektedir. Biz yaygın olan bilgiyi esas alacağız. Konağı yaptıran kişi Adanalı Piri Paşa’dır. Piri Paşa Kanuni Sultan Süleymanın ilk sadrazamlarındandır. 1595 yılında ise ilk kez restore edilmiştir. Bu restorasyonu ise Ramazanoğlu Beyi Halil Bey yaptırmıştır.

Konağın yönetim merkezi olarak bilinen Selamlık kısmı hâlen ayaktadır. Dünyanın en eski evlerinden biri olarak gösterilen konak şehir merkezinde Tepebağ’da kazısı süren antik kentin hemen 500 metre kadar güneyindedir. Adana’nın 1998 yılına kadar en büyük cami unvanını elinde bulundurmuş Ulu Camii ile komşu olan bu konak Kanuni Sultan Süleyman’ın da konakladığı görülmesi gereken tarihî yerler arasında başı çekmektedir.

Ramazanoğlu Konağı’nı inşa ettiren Piri Paşa Adana’ya bu konak dışında daha bir çok önemli eser kazandırmıştır. Yağ Camii ve Ulu Camii Medreseleri bu eserlerden en önemlileridir. Açıkçası ben bu eserleri Adana gezi rehberi başlığıyla kaleme aldığım yazıya dâhil etmekten son anda vazgeçtim. Çünkü Yağ Camii, Ulu Camii ve Ramazanoğlu Konağı ayrı ayrı çok önemli eserler ve kendi başlıkları altında detaylı yazılmayı kesinlikle hak ediyorlar.

Tarihî konağın bulunduğu bölge Adana’nın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Bu nedenle yakınında çok değerli tarihi yapıları barındırır. Büyük Saat Kulesi, Kız Lisesi, Taşköprü, Kazancılar Çarşısı bunlardan en önemlileridir. Tarihî Tepebağ evlerine de çok yakın bir konumda bulunmaktadır. Ayrıca Ziya Paşa’nın mezarı da bu konağın hemen karşısındadır. Yapı şu sıralar Çukurova Üniversitesi Kültür Merkezi olarak konferans, sergi ve seminerlere ev sahipliği yaparak değerli kültür merkezleri arasında kendisine önemli bir yer edinmiştir.

Konak Hakkında Detaylar

Ramazanoğullarının yönetim merkezi olarak kullanılmış olan Selamlık binası 3 kattan oluşmaktadır. Halk arasında vakıf sarayı olarak da anılmaktadır. L Biçiminde inşa edilmiş olan yapı havuzlu bir terasa sahiptir. Malzeme olarak seçilmiş tuğla ile inşa edilmiştir. Zemin kat günümüzde toplantı ve konferans salonu olarak kullanılmaktadır. Bu salondan üst kata çıkan merdivenler Ramazanoğulları beylerinin makam odası olarak kullandıkları bir odaya varmaktadır. Bu odanın tam ortasında kesme taştan örülmüş bir havalandırma boşluğu mevcuttur. Odanın diğer ucunda üst kattan başka bir merdivenle dışarı açılan bir çıkış kapısı bulunmaktadır. Konak hem içeriden hem dışarıdan çok sade bir görünüşe sahiptir. Yaklaşık 500 yıllık tarihi ile dünyanın en eski evlerinden biri olduğunu belirttiğimiz bu harikulade binanın çok sayıda restorasyon geçirdiğini söylemekte fayda var. Bu kadar uzun bir geçmişle Adana’nın tarihî dokusuna muazzam bir katkı sunduğunu söylemek çok yerinde olacaktır. İçine girdiğiniz ilk andan itibaren sahip olduğu müstesna atmosfer siz büyüleyecektir.

Ulu Cami Medresesi’ni ziyaret eden sayısız turist eksik tanıtım nedeniyle bu konağı es geçmektedirler. Hâlbuki nasıl bir şey kaybettiklerini bilseler kendilerini affetmeyeceklerinden inanın hiç kuşkum yok. Seyhan Nehrine bir kaç metre mesafedeki bu eşsiz yapı Adana’nın en değerli hazinelerinden biri olmasının yan ısıra hâli hazırda üstlendiği kültür merkezi olma görevi ile de bu kentin önemli bir hizmetkârı olmayı sürdürmektedir. Ramazanoğlu Halil Bey’in onarımını yaptırdığı güney tarafındaki kitabede yazılı olarak belirtilmiş olması ile aynı zamanda faaliyetleri ile geleceğe bilgi sağlamayı unutmayan çok değerli bir nesilden mirastır.

Yaşadığı kentte Dünyanın en eski evlerinden biri olan bir konağın bulunması benim tüylerimi diken diken ediyor. Bir turistik destinasyon adayı olan Adana açısından ise eşsiz bir nimet. Umarım hep değeri bilinir.

Daha çok içerik hakkında bilgilendirilmek isterseniz sayfamıza kayıt olup giriş yapın. Daha çok makaleye ulaşmak için lütfen ana sayfaya göz atın.

%d blogcu bunu beğendi: