5 Yıldızlı Adana otelleri
Geziler

Ölüdeniz Otelleri – Eşsiz Tatil

Bir önceki yazımda Fethiye Ölüdeniz tatilimizin yolculuk safhasından uzun uzun bahsetmiştim. Yolculuk safhası sona erdikten sonra kalmaya ve gezmeye geldiğimiz Ölüdeniz hakkındaki izlenimlerimden ve pek tabii ki kaldığımız dünya tatlısı Morina Hotel’den bahsedeceğim. Adana Gezi sayfası olarak neden Adana dışındaki otellerden bahsettiğimi düşünmüş olabilirsiniz. Ben gezmeyi ve anlatmayı çok seven bir insanım. Sayfamızın adı Adana Gezi Blog diye kendimi geçirdiğim en güzel tatillerden biri olan Fethiye Ölüdeniz tatilini anlatmaktan mahrum bırakacak değilim. Faydalı bilgiler vermeye çalışacağım. Bunu yaparken de sıkılmamanızı sağlamak en büyük gayretim olacak. Ölüdeniz otelleri hakkında bilgi ya da izlenim arayanlar için işe yarayan bir yazı olacağını düşünüyorum.

MorinaOtelÖlüdenizOtelleri2
Morina Hotel – Bahçe

Ölüdeniz’e ansızın bir gezi yapmaya karar verirseniz benim yaşadıklarımı yaşamanız kuvvetle muhtemel olacaktır. Fethiye Ölüdeniz’e vardığımız anda dikkatimi en çok çeken konuların başında kalabalık ve otel reklamları vardı. Haftasonuna denk gelen ve tamamen spontane gelişen bir geziye kalkışmıştık. Bir önceki yazımda da söylediğim gibi bundan da aşırı keyif alıyorduk. Eğer daha önce hiç seyahat etmediğim bir yere gitmişsem sorun yaşamamak adına başvurduğum bir kaç uygulamam olduğundan da bahsetmiştim. Onları anlatarak başlayayım.

Ölüdeniz Otelleri Kimden Sorulur?

Kalacak yere ihtiyacımız varsa Ets tur sayfasını muhakkak ziyaret ederim. Bu kati suretle Ets tur aracılığı ile otel rezervasyonu yapacağım anlamına gelmiyor. Ets tur genelde bana sağlıklı fikirleri edinmem için en güncel bilgileri sağlayan sayfadır. Aslına bakarsanız son dönemde artık sayfalarda yazılan bilgilerden çok bu bilgilerin altına yapılan yorumlar daha fazla önem kazandı. Bir çok insan gerçek müşteri deneyiminden daha önemli bir kaynak olmadığı konusunda hemfikir.

Ets tur, Anı tur, Trivago, Tatilsepeti ve daha bir çok tur veya tatil sayfası size güzel bilgiler sunsa da ticari sayfalar oldukları için güven konusunda başkalarının yorumlarına da ihtiyaç duyabiliyoruz. Bu gibi sayfalardaki tanıtımlar adı üzerinde tanıtmaya yönelik bilgilerdir. Yani kısacası tatil satmaya, para kazanmaya yönelik bilgiler sundukları için alıcıyı harekete geçirmeye yetmiyorlar. Günümüzde artık insanlar başkalarının yorumlarını daha çok önemsiyorlar. Çünkü yorum yapan insanların büyük çoğunluğunun bu yorumdan maddi anlamda kazancı olmuyor. Kâr amacı güdülmediği için de potansiyel tatilcilere daha samimi geliyor. Ben de Ets tur sayfasını bu niyetle kullanıyorum. Gerçek müşteri deneyimlerine ulaşabilmek için yani.

Ölüdeniz otelleri ya da sınırlı tutmayalım şöyle diyelim: Butik oteller, apart oteller, resort hoteller, erken rezervasyon otelleri, yarım pansiyon, tam pansiyon, her şey dâhil oteller, yetişkin oteller, çocuk dostu oteller… Yani kısacası tatil ile ilgili tüm detaylı bilgiler bu tur sayfalarında mevcut. Fakat bunlardan faydalanan insanların deneyimleri tatil yapmaya niyetli insanlar için daha önemli. Kimse yoğurdum ekşi demez. Bu bir gerçek. Bu nedenle sahibine değil yoğurdun tadına bakana bakacaksınız.

Google Haritalar

Bir tatil köyü ya da tatil bölgesinde acil yardıma ihtiyacım varsa başka bir uygulamadan daha yardım alıyorum. Kesinlikle daha hızlı ve kesin sonuç aldığım bu uygulamanın adı Google Haritalar. Emin olun ki doğru kullanıldığı zaman tahmininizin çok çok ötesinde faydaları olan bir uygulama. Acil bir durum olması şart değil aslında. İhtiyacınıza yönelik araştırma yaparken geniş bir zamana sahipseniz de gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Bir çok tur sayfasından daha fazla yorum ve hatta bloga ulaşabilirsiniz. Nasıl mı? Hemen anlatayım.

Ölüdeniz Otelleri İçinden En Uygununu Nasıl Bulduk?

Google Haritalar uygulamasında yerel rehber adı verilen gezginler var. Bu arada ben de onlardan biriyim. Bu uygulamayı kullanırken kullanıcı girişi yaptığınızda gittiğiniz mekânlar, kaldığınız pansiyonlar veya oteller, yediğiniz yemekler, tatil deneyimleriniz ve daha bir çok konu hakkında fikirlerinizi yazabileceğiniz bir bölüm mevcut. Bu uygulamayı bu şekilde kullanan bir çok yerel rehber sayesinde yerli ve yabancı turistler çok daha bilinçli tatil seçenekleri oluşturabiliyorlar. Yerel rehberlerin deneyimlerini okuyarak kesinlikle çok net fikirler edinebiliyorsunuz.

Fethiye Ölüdeniz gezimiz sırasında Ölüdeniz otelleri içinden en uygununu ararken başvurduğum bu iki yöntem yine destansı bir performans çizdiler. Onlarca ve hatta yüzlerce Ölüdeniz otelleri arasından karşıma en güzel seçeneği çıkarıverdiler. Morina Hotel…

Morina Hotel – Ölüdeniz Otelleri

Morina hotel ile yaptığım görüşmeden, otel müsaitlik durumundan ve fiyat konusundan daha önce bahsettiğim için bu aşamayı geçiyorum. Otelin etrafında o kadar çok ağaç vardı ki girişi bile bulmakta zorlandığımızdan da bahsetmiştim. Bir patika yoldan aracımızla otelin bahçesine girdik. Bir kaç otel personeli oturmuş sohbet ediyorlardı. Normal şartlarda benim karşıma resepsiyon ya da lobi benzeri bir yer çıkması gerekirken bambaşka bir durumla karşılaşmıştım. Sonradan öğrendim ki aracımla giriş yaptığım patika yol otelin arka girişine gidiyormuş. Yani anlayacağınız teknik olarak girişi yine bulamamışım. Üzerinde çok durmadım. Kendi aralarında sohbet eden personel bana sorun olmayacağını, aracın orada da kalabileceğini söylediler. Biz de eşyalarımız aldık tarif edildiği üzere resepsiyona giden yolu takip ettik. Yine ağaçların arasından geçtikten sonra havuzun ve restoranın olduğu açıklık bir alana vardık. Sağımızda otel, solumuzda orman ve daha ötesinde de gökyüzünde süzülen onlarca yamaç paraşütü ve deniz vardı.

BizÖlüzdeniz OtelleriMorinaHotel
Hotel Morina Bahçesinde ben ve eşim

Morina Hotel Fethiye Ölüdeniz bölgesinde ki denize en uzak otellerden biri. Denize sıfır oteller daha çok tercih edilir ama bizim için çok da önemli değildi. Morina, Ölüdeniz otellerinin en gerisinde bulunuyor. İnanılmaz bir sessizlik hakimdi. Sıfır ses… Doğanın tam kalbindeydi burası. Bu sessizlik içinde resepsiyona yani diğer girişe yürüdük. Resepsiyonist yardımıyla otele girişimiz yapıldı. Ets turu severim fakat burada bir farktan bahsedeceğim. Ets tur sayfasında bu otel, 200 TL daha fazla fiyat farkı ile pazarlanıyordu. Yani eğer Ets tur sayfasından rezervasyon yapmış olsaydım zararlı çıkacaktım. Yalnız şunu da söylemek isterim: Biz son dakika gezgini olduğumuzdan yani rezervasyonsuz (Kapı müşterisi) olduğumuzdan ve sezonun tam da ortasında geldiğimizden verilen bu fiyat oldukça normal. Eğer Aylar öncesinden bu tur firmaları aracılığı ile rezervasyon yaptırmış olsaydım eminim ki o gün ödediğimin yarısından daha ucuza kalabilecektik.

Huzurun Zirvesi

Kaydımız yapıldı odamıza geçtik. Otel bir kaç binadan oluşuyordu. Tatil köyü gibi düşünün. Ben o kadar otelde çalıştım, bir çok yerde de tatil yaptım ama inanın hiç biri Morina kadar ferahlatıcı bir görünüme sahip değildi. Zemin kattaydık. Ve bahçemiz vardı. Bahçede bir hamak ve veranda mevcuttu. Odaları tertemizdi. Şık bir oteldi. Benim için en önemli kısmı ise otelin süper sessiz oluşuydu. Huzur deposu inşa etmişlerdi sanki. Zihnimden “keşke burada yaşasaydık” diye geçirdiğimi hatırlıyorum.

Eşyalarımızı yerleştirip bir iki saat dinlendik. Yolculuk sırasında yorulmuştuk. Bunu kendimizi yatağa bırakıverince daha iyi anlamıştık. Yatakların rahatlığı hala aklımda. Sanki pamuğa sarılmışsınız hissine kapılırdınız. Dinlendikten sonra tahmin edeceğiniz gibi restoranın yolunu tuttuk.

Turist Avcısı Garsonlar

Kendinden emin tavırlarla bir garson siparişimizi almaya geldi. Turizmci olduğumdan biliyorum. Turizm bölgelerinin garsonları şehir otellerindeki garsonlar gibi değiller. Turistik bölgelerde turistlerin kafa yapısı daha farklı. Gerginlikten kaçıp huzurun ve rahatlığın tadını çıkarmak istiyorlar. Tamamen keyif ve eğlence odaklı oldukları için karşılarındaki herkesi de böyle olmaya teşvik ediyorlar. Kelimelere dökmezler bunu. Vücut dillerinden anlarsınız. O kadar dertsiz tasasızdırlar ki ve o kadar rahat davranırlar ki bunu sizden de beklediklerini gösterirler. Zaten tatil bölgelerindeki otellerde, özellikle butik oteller ve apart otellerde turist bir avdır. Ölüdeniz otelleri için de farklı olması beklenemezdi. Aslında hepsi %100 doluluğu her halükarda yakalarlar fakat turist sevdiklerinden midir nedir bilmiyorum, bu otellerin patronları Turist tavlayan personeli daha çok seviyorlar. Bu garson arkadaşın tavırlarındaki rahatlık da işte bu özgürlükten gelen rahatlıktı.

Yerli Turistin Bakış Açısı

Bir çok resort otel, butik otel ya da apart otelde sıkça görebileceğiniz şeylerden biri, otel personellerinin turistlerle iletişimindeki rahatlıktır. Bu rahatlık yerli turistin kesinlikle canını sıkar. Yerli turistin bu meseleye bakış açısı çok daha farklı. Biz yerli turistler bir yere para ödeyip, tatil yapmaya niyetlendiğimizde bambaşka bir karaktere bürünüyoruz. İstiyoruz ki tüm otel çalışanları ve hatta tüm tatil beldesi bize kralmışız, kraliçeymişiz gibi davransın. Bir personel istediğimiz bir şeyi geç yaptığında şalterlerimiz hemen atıyor. Çünkü biz oraya para ödemişizdir ve bize o otelin sahibiymişiz gibi davranılsın isteriz. Şimdi bu satırları okuyan bir çok okuyucum “abartma o kadar da değil” diye düşünüyorlardır. Gerçekten de öyle. Emin olun ki siz bunun farkında bile olmuyorsunuz. Yan masada bir otel personeli örneğin İsveçli bir turistle kırk yıllık ahbaplarmış gibi sohbet edip kahkaha attığında “şu rahatlığa bak, personel misin turist misin” şeklinde söylenmediğimize ya da en azından buna benzer bir şey düşünmediğimize hangimiz yemin edebilir.

Herkes Rehberdir

Garson siparişimizi alırken bir yandan bize Ölüdeniz ile ilgili detaylı bilgiler veriyordu. İşte turizmin en sevdiğim yanı da bu. Bu bir misyon sanki. Bir tatil yöresinde çalışan herkes bir tur rehberi gibi fırsat buldukları her yerde yakaladıkları her insana bilgi veriyor. Çevreyi anlatıyor. Yani işi sadece tur rehberlerine bırakmıyorlar. Tanıtıma her personel katkı sağlıyor. Bizden sipariş alan garson da böyle davranınca çok hoşuma gitti. Kendisine Ölüdeniz’de ilk defa bulunduğumuzu ve çevreyi tanımadığımızı söylediğimde hemen önerilerini sıralamaya başladı. Kelebekler vadisi, Saklıkent Kanyonu, Manas Park gibi Ölüdeniz’de gidilecek yerleri hemen sayıverdi.

Ölüdeniz’de Gece Hayatı

Yemeğimizi yedikten sonra akşama hazırlanmak için odamıza gittik. Karanlık çökünce Ölüdeniz sahiline doğru yürüdük. Araçla da gidebilirdik fakat çok kalabalıktı, aracı park edecek yer bulamayabilirdik. Zaten çok uzak da değildi. Otel Ölüdeniz Otelleri içinde denize en uzak otel demiştim ama kilometrelerce uzaklıkta bir otelmiş gibi bir durum gelmesin aklınıza. En fazla 300 metrelik bir mesafeden söz edilebilirdi.

Sahil şeridini görmeliydiniz. Eğlence mekanlarında müzik, masalar, eğlence ve insanlar dışarıya, sokaklara taşmışlardı. İçki su gibi akıyordu ve herkes dans ediyordu. Eğlence en üst noktadaydı. Müzikler ve insanlar birbirine karışmıştı. Ateş, dans, ışık ve sahne gösterileri tatilcileri kendilerinden geçirmişti

Dünyaca ünlü Kumburnu plajının yanında yürüyorduk. Gerçek anlamda insan seli vardı. Denizde kıyıya demirlemiş bir yelkenli gemi farkettim. Evet yanlış okumadınız. Eski zamanların yelkenli gemilerindendi bu ama fark vardı. Karayip Korsanları’ndaki “Siyah İnci” isimli geminin aynısıydı. Yani benzerini yapıp buraya getirmişlerdi. İçinden çığlıklar, müzik sesleri yükseliyordu. Yani anlayacağınız bu da bir eğlence mekânıydı. Tabii alışık olmadığımız türden bir mekân.

Gezdik, eğlendik. İnsanların eğlenceye ne kadar düşkün ve aç olduklarını gördük. Hoşuma giden şeylerden biri de insanların yüzlerinin güldüğüne şahit olmak oldu. Dünyayı boş vermişlerdi.

Ölüdeniz Kumburnu Plajı

Gece geç saatte otele döndük. Sabah uyandığımızda aklımızda iki plan vardı. Yamaç paraşütü ya da Kumburnu plajına gitmek. Yamaç paraşütünü ben çok istiyordum fakat eşim yanaşmayınca ikinci seçeneği tercih ettik. Hazırlanıp Kumburnu plajına doğru yola çıktık. Aracı otoparkın plaja en uzak yerlerden birine park etmek zorunda kaldık. Çünkü yer bulamadık. Park ettiğimiz noktadan kumsala yürürken çok sıcak olduğundan yanmaya başlamıştık. O anda arkamızdan bir golf arabasının geldiğini gördüm. Mesafe uzun olduğundan insanları plaja taşımak için bu araçlar görevlendirilmişti. Tabii ücretli bir şekilde taşıyorlardı.

Unutmayın Ölüdeniz başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir köşesindeki bütün tatil beldelerinde ellerinden gelse aldığınız havanın da parasını alırlar sizden. Neyse… kumsala geldik. Kumburnu plajını dünya çapında bir üne kavuşturan o muhteşem manzarası tam karşımda duruyordu. Çok güzeldi çok. Fakat çevrede az da olsa rahatsız edici bir koku vardı. Ben suya girmek için çocuklar gibi sabırsızlanıyordum. Aylin’i de (eşim) çekip peşimden suya götürdüm. Su harikaydı. Her yerde aileler vardı. Çoğunluk yabancı turistti. Suyun içi çocuk doluydu. Suda biraz vakit geçirdikten sonra lavaboya gitmek için sudan çıktım. Fakat lavabo bulamadım. Bir kaç kişiye sordum. Tuvaletlerin kumsaldan 100 metre kadar içeride olduğunu söylediler. O sıcakta o mesafeyi yürümek zorundaydım. Düşününce kumsaldaki o rahatsız edici kokunun ne olduğunu işte o zaman anladım.

Güzel bir gün geçirdik. Uzun uzun güneşlenip, dinlendikten sonra akşama doğru Aydın’a doğru yola koyulduk. Gerçekten her anlamda unutulmaz bir deneyim olmuştu bizim için. Çok keyif almıştık, Her şey olması gerekenden daha güzeldi.

Aydın’a döndükten sonra yaptığımız ilk şey Alaçatı gezisini planlamak oldu. Yerimizde durmaya niyetimiz yoktu, durmadık da.

En son yazılarımızdan, paylaşımlarımızdan haberdar olmak istiyorsanız lütfen sayfamıza abone olun.

Bizi takip edin.

Sağlıcakla kalın

%d blogcu bunu beğendi: